Son yıllarda elektrikli ve hibrid araçların gündemde olması fosil yakıt kullanmayan teknolojilere olan ilgiyi arttırdı. Japon, Amerikan, Fransız ve Alman otomobil markaları sırası ile fosil yakıt kullanmayan teknolojilere ağırlık vermeye başladı. Hidrojenli araçların, tıpkı elektrikli araçlar gibi doğa dostu olduğu bilinmektedir.
Hidrojenli araçlar için bazen “benzinli ve elektrikli araçların karışımı” benzetmesi yapılabilir. Her ne kadar benzerlikler olsa da elbette aralarında büyük farklılıklar var. Hidrojenli araçlarda da tıpkı elektrikli araçlarda olduğu gibi batarya bulunuyor. Bu batarya su ve hidrojen moleküllerini çarpıştırarak elektrik elde ediyor. Bu araçların da tıpkı benzinli otomobillerdeki egzoz borusuna benzer bir atık sistemi bulunuyor. Hidrojenle çalışan araçlarda açığa çıkan atık sadece su damlasıdır.
Hidrojenli araçların yakıtı da tıpkı fosil yakıtlı araçlar gibi doldurulmaktadır. Fosil yakıtlı araçlar ortalama 600 km yol kat ederken, hidrojenli araçlar yaklaşık 400 km kadar yol kat edebilmektedirler.
Hidrojenli Araçların Avantajları
Yakıt hücreleri, daha yüksek verimlilik ve daha düşük emisyon dahil olmak üzere geleneksel yanma tabanlı teknolojilere göre avantajlar sağlar. Hidrojen yakıt pilleri, sadece su yaydıkları için atmosfere herhangi bir karbondioksit emisyonu veya diğer kirleticiler salmaz. Yakıt hücreleri, yanma teknolojilerine göre daha az hareketli parçaya sahip oldukları için çalışma sırasında da sessizdir.
Hidrojenli Araçların Dezavantajları
Hidrojenli araçların en büyük iki dezavantajı, fiyatı ve dolum istasyonlarının azlığı. Ortalama bir hidrojenli aracın fiyatı 60 bin euro civarında (yaklaşık 380 bin TL). Ayrıca dolum istasyonları pek yaygın değil. Bir kilo sıkıştırılmış hidrojen, benzinden 8 kat daha az yer kaplıyor. Bu sebeple hidrojenli araçların yakıtı daha az ağırlık yapıyor. Benzinli bir araç, uzun yol ya da şehir içi trafiğine göre farklı tüketim oranlarına sahip olsa da kilometre başına ortalama 0.17 euro (yaklaşık 1 TL) yakıyor. Bu rakam benzinli araçlarda yaklaşık 0.14 euro civarında. (Değerler Toyota’nın hidrojenli Mirai modelinin yakıt tüketim oranına göre göre alınmıştır.)
Fiyatta Elektrikli, Yakıt Dolum Hızında Hidrojenli Önde
Menzil bakımından hidrojenli araçlar, elektrikli olanlara göre biraz daha iyi. Fakat elektrikli araçların yakıt istasyonları hidrojenlilere göre daha yaygın. Bu bakımdan da elektrikli araçlar önde gözüküyor. Bunun yanında hidrojenli araçların depoları tıpkı benzinli araçlar gibi çok kısa sürede doldurulabiliyor. Ancak yakıt istasyonlarının maliyeti de elektrikli araçlar için tasarlanan dolum tesislerinden daha pahalı. Bunun yanında elektrikli araçları insanlar evlerinde doldurabiliyor. Bu hidrojenli araçlar için mümkün değil. Elektrikli araçlar için üretilen elektrik daha çevre dostu yöntemlerle elde edilebiliyor. Ancak hidrojen elde etmek için genelde fosil yakıtla çalışan bir sistem kullanılıyor. Bu sistemler ‘metan gazı buharı yapılandırılması’ sonucu hidrojen elde ediyor.”
Sizce elektrikli araçlar mı yoksa hidrojenli araçlar mı gelecek vaad ediyor? Üretilen araçların yaşam döngüsünü düşünürsek sizce hangisi daha çevre dostu?
Yorumlarınızla katkıda bulunabilirsiniz 🙂
