Avrupa ve Akdeniz’de İklim Değişikliği

Bildiğiniz üzere şu sıralarda, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP27) Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde 194 ülkenin katılımı ile gerçekleştiriliyor. Konferansın amacı küresel ısınma ve sera gazı salınım oranlarının azaltılmasıdır.

COP27 İklim Değişikliği Zirvesinde, uzmanlar tarafından iklimin bugün neden ve nasıl değiştiğine dair veriler sunuluyor.

Kopernicus İklim Değişikliği Servisi’nden alınan son verilere 2022 ekim ayının Avrupa’da kaydedilen en sıcak ekim ayı olduğunu göstermektedir. Sıcaklıkların, Avrupa’da daha önce ölçülen değerlerin (1991-2020) ortalamasının neredeyse 2 katı olduğu belirtiliyor.

Haritadaki görsele göre, Fransa, İsviçre, Avusturya, Almanya, İtalya ve İspanya’da koyu kırmızı ile gösterilen bölgelerin yüksek sıcaklıklarda olduğu görülüyor.

Avrupa dünyanın geri kalanına göre çok daha hızlı bir şekilde ısınıyor.

 Dünya Meteoroloji Örgütü Genel Sekreteri Petteri Taalas, ” Avrupa’nın dünyanın geri kalanından daha hızlı bir şekilde ısındığını söylüyor. Ayrıca ısınmanın nedeni olarak, Kuzey Kutup Bölgesi’ndeki, Avrupa’nın kuzeyinde çok büyük bir etkisi olan ısınmayı gösteriyor.

Küresel olarak en hızlı ısınan ikinci bölge ise Akdeniz bölgesi. Kuzey Kutup bölgesinde kar ve buzulların erimesi bu ısınmaya neden oluyor. Akdeniz bölgesi ise giderek daha da kuru hale geliyor. Bu nedenle sıklıkla meydana gelen bu ısınmayı azaltmak için yeterli buharlaşma sağlanmıyor.” şeklinde ifade ediyor.

Kara görülen bu aşırı ısınmalar eğer okyanuslar olmasaydı çok daha hızlı ve yüksek seviyelerde gerçekleşeceklerdi.

Okyanuslar, atmosferdeki aşırı sıcaklıkları %90 oranında absorbe edebilmektedirler. Ancak, okyanuslar bu sıcaklıkları ne kadar daha soğurabilecek? Denizlerdeki sıcaklık dalgalarının da başlıca etkileri,  omurgasızların, bitkilerin, yumuşakçaların, süngerlerin ve mercanların kitlesel ölümüne neden olmasıdır. Denizlerde 50 metre derinliğe kadar yaşayan canlılar bu sıcak hava dalgalarından etkilenmekte ve ölmektedir.

Peki, İklim Değişikliği Konferansında Alınan Kararlar Gerçekten Uygulanıyor Mu? Çevre Sorunlarına Bir Çözüm Sağlıyor Mu ?

COP27 de ortaya koyulan senaryolara göre, Paris İklim Anlaşması’nın hızlı ve eksiksiz şekilde uygulanması ile okyanuslardaki asitlenme ve sıcaklıkların sabit hale getirilebileceği belirtiliyor. Alınan önlemler ile en iyi ihtimal ile sıcaklık artışının durdurulabileceği söyleniyor.

COP27 ye katılan ülkeler, Paris İklim Anlaşmasındaki hedeflere ulaşmanın ve küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutmanın artık her şeyden daha önemli olduğunu herkes biliyor fakat bilmek yeterli mi ?

Peki emisyonları azaltmaya dair gerçek bir ilerleme kaydediliyor mu? Sera gazı konsantrasyonları azalıyor mu yoksa artıyor mu? 

ClimateAnalytics’ten emisyon uzmanı Claire Fyson, “Ne yazık ki atmosferdeki sera gazı konsantrasyonları hâlâ artmaya devam ediyor. Kısa süre önce yapılan bir tahminde karbondioksit konsantrasyonlarının milyonda 416 parçada olduğu söylendi. Geçtiğimiz yıldan daha yüksek, hatta tüm insanlık tarihinde olduğundan daha yüksek. Bu çok endişe verici bir eğilim çünkü karbon emisyonları artmaya devam ettikçe iklim değişikliğinin etkileri daha da kötüleşmeye devam edecek.” şeklinde konuşuyor. 

BM Genel Sekreteri António Guterres

Ayağımız gaz pedalında, iklim cehennemine giden bir yoldayız”  

kaynak

Yorum bırakın